Soyer: Dolandırıcılık ve zimmet suçları bana yapışmaz
Kooperatif davasında savunma yapan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, hakkındaki suçlamaları reddederek beraatini talep etti. Soyer, “Dolandırıcılık, zimmet suçları da bana yapışmaz. Aklanacağım” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk suçlamasıyla açılan kooperatif davasında, aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile İZBETON AŞ eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya'nın da bulunduğu 65 sanığın yargılanmasına ilişkin davanın altıncı duruşması yapıldı.
Duruşmada savunma yapan Tunç Soyer, hakkındaki suçlamaları reddederek beraatini istedi.
SEGBİS sürecini anlattı
Soyer, savunmasında 1 Temmuz'da gözaltına alındığını ve yaklaşık 1 yıldır tutuklu olduğunu belirterek, “Ne kadar ceza almam gerektiğini bilmiyorum ama suçsuz olduğumu, tutuklu yargılanmamam gerektiğini ve beraat etmem gerektiğini biliyorum. Cezaevinde geçen her saniye ise hayatımızdan çalınıyor.” dedi.
Yargılandığı dava kapsamında tahliye kararı verildiğini ancak tahliye kararının hemen öncesinde hakkında iki ayrı soruşturma daha açıldığını ifade eden Soyer, MASAK raporlarına rağmen iddianame hazırlanmadığını söyledi.
Soyer, her ay tutukluluk durumunun SEGBİS aracılığıyla değerlendirildiğini belirterek, “Ortada bir suç ya da isnat var mı, neyle suçlandığımı bilmiyorum diyorum. Bunu dedikten sonra hakim bir şey demiyor ve uzun süre bir sessizlik oluyor. Sonra tutukluluğumun devam etmesi yönünde bir karar alıyor ve gönderiyor. Hukuk varmış gibi oynanan bu oyunu görmekten utanıyorum.” ifadelerini kullandı.
İnşaatların durdurulmasına tepki gösterdi
Savunmasında Örnekköy Kooperatif Projesi tanıtım toplantısı döneminde yayımlanan bir habere de değinen Soyer, İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener ile dönemin Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın kentsel dönüşümde kooperatif modeliyle ilgili övgü dolu sözler söylediğini dile getirdi.
Soyer, o dönemde kentsel dönüşüm ihalelerine müteahhitlerin girmediğini ve deprem korkusunun yaşandığını ifade ederek, “Ticaret Odası'ndan gelen heyetin talebi ve bizim de kooperatifçiliğe olan yatkınlığımız sebebiyle bu kentsel dönüşüm modeline destek verdik. Gecikmeler bir vakadır ve her kooperatif davasında gecikmeler olabilir. Ancak inşaatların durdurulması kötülükten başka bir şey değildir.” dedi.
Projenin iyi niyetle başladığını belirten Soyer, mühürlemeler, kooperatif sözleşmelerinin feshedilmesi ve tutuklamalarla sürecin yargılamaya taşındığını söyledi.
“Sayıştay'ın suç duyurusu bulunmuyor”
Savunmasının devamında kooperatif modelinin doğru olduğunu belirten Soyer, haksız menfaat sağlanmadığını, kişisel menfaat bulunmadığının tespit edildiğini ve belediye açısından kamu zararı oluşmadığının ifade edildiğini dile getirdi.
Soyer, “Daha da önemlisi Sayıştay denetiminde de suç duyurusunda bulunulmasını istememiş. Bizim hakkımızda da Sayıştay'ın bir suç duyurusu bulunmuyor.” dedi.
Bir yıldır menfaat ilişkisi bulunamadığını ve kamu zararının ortaya çıkmadığını savunan Soyer, “Artık suç ve suçlu bulmaktan vazgeçin. Herkes benim suçsuz olduğumu biliyor. Masum birine çektirilen eziyet ülkenin içindeki şartları değiştirmez. Dolandırıcılık, zimmet suçları da bana yapışmaz. Aklanacağım. Mahkeme yoluyla ince bir mühendislik yaptığını zannedenler bu devletin taşıyıcı kolonlarına da zarar verirler. Derhal beraatimi istiyorum.” ifadelerini kullandı.






