Dorukhan Büyükışık davasında polisler de yargılanacak
2018 yılında İzmir’in Narlıdere ilçesinde, Dorukhan Büyükışık’ın hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturma...

2018 yılında İzmir’in Narlıdere ilçesinde, Dorukhan Büyükışık’ın hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturma ve dava süreci, önemli bir aşamaya geldi. İlk başta “intihar” olarak kayda geçen olay, yapılan derinlemesine incelemeler ve gelen yeni deliller ışığında cinayet olarak nitelendirilmeye başlandı. Bu gelişme, hem soruşturma sürecindeki eksiklikleri hem de bazı kamu görevlilerinin olayı örtbas etme çabalarını gün yüzüne çıkardı.
Cinayet Şüphesi ve Yargılama Süreci
Dorukhan Büyükışık, 13 Mayıs 2018 tarihinde, İzmir’deki bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmuştu. Olayın ardından ilk yapılan açıklamalarda Büyükışık’ın ölümünün intihar sonucu gerçekleştiği ifade edilse de, soruşturma ilerledikçe bu durumun bir cinayet olabileceği şüphesi arttı. İleriye dönük yapılan delil toplama işlemleri ve incelemeler sonucunda, olayın intihar değil, kasten işlenmiş bir cinayet olduğu netlik kazandı. Olayın intihar süsü verilmesinde görevli kamu görevlilerinin ihmalleri ve yasal olmayan müdahaleleri, davanın seyrini değiştirdi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın ardından sekiz polis hakkında “görevi kötüye kullanmak” suçlamasıyla dava açtı. Bu polislerin, olay yerinde delil toplama sürecinde savcılığın talimatlarına uygun hareket etmedikleri, önemli kamera kayıtlarını ve biyolojik delilleri kaybetmeleri sebebiyle faillerin tespitinin engellenmesine neden oldukları iddia edildi. Başta bu dosya ayrı bir şekilde ele alınırken, İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi, kritik bir karar alarak bu dosyayı cinayet davasıyla birleştirdi.
Birleştirme Kararı ve Süreçteki Yenilikler
Mahkeme, sanık polislerin, olay yerinde kamu görevlisi olarak bulunduğunu, delil toplama sürecinde ciddi eksiklikler olduğunu ve bu durumun olayın soruşturulmasını olumsuz etkilediğini belirtti. Bu sebeple, sekiz polisin ve inşaat şantiyesi çalışanlarının yargılandığı dosyaların birleştirilmesine karar verildi. İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi, hem polislerin hem de inşaat çalışanlarının, olayın faili veya tanığı oldukları için aynı dava dosyasında yargılanmalarının, usul ekonomisi açısından daha sağlıklı olacağını ifade etti.
Birleştirme kararına, sanık polislerin avukatları itirazda bulunsa da, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi, itirazı kesin olarak reddetti. Böylece, sekiz polis ve inşaat çalışanları, Dorukhan Büyükışık’ın cinayetiyle ilgili olarak aynı dava kapsamında hâkim karşısına çıkacaklar.
Polislerin Görevi Kötüye Kullanma Suçlamaları
Sekiz polis hakkında hazırlanan iddianamede, kamu görevlisi olmalarına rağmen, olay yerinde önemli delilleri kaybettikleri, güvenlik kamera kayıtlarını izlemeyip, kaydetmeyip dosyaya eklemedikleri, biyolojik örnekleri muhafaza etmedikleri gibi ciddi suçlamalar yer alıyor. İddianamede, şu suçlamalar öne çıkıyor:
-
İsmail Köksal (Emniyet Müdürü): Dorukhan Büyükışık’ın olay yerine gelişini gösteren güvenlik kamera görüntülerinin izlenmesini sağlamadığı ve bu görüntülerin dosyaya eklenmesini engellediği belirtildi.
-
Hüseyin Vurucu (Eski Komiser Yardımcısı): Soruşturma talimatlarına uymayarak, kamera kayıtlarının izlenmesini ve dosyaya eklenmesini sağlamadı.
-
Halil Arslandağ ve Fikret Sarıaslan (Polis Memurları): Olay yerine gelen Dorukhan Büyükışık’ın görüntülerini izledikleri, ancak kayıtlarla ilgili gerekli tutanağı tutmadıkları ifade edildi.
-
Atakan Kaçar ve Deniz Aşıcı (Olay Yeri İnceleme Komiserleri): Dorukhan Büyükışık’a ait aracın biyolojik incelemesinin yapılmadığı, sigara izmaritlerinin incelenmek üzere muhafaza edilmediği belirtiliyor.
-
Musa Erikçi ve Duygu Öztürk Özkan (Olay Yeri İnceleme Polis Memurları): Kamera çekimlerinin uygun açı ve teknikle yapılmadığı ve delillerin muhafaza edilmediği ifade ediliyor.
Bu suçlamalar, sadece basit görev kusurları değil, aynı zamanda olayı örtbas etme ve cinayet şüphelilerinin zamanında tespit edilmesini engellemeye yönelik ciddi ihlaller olarak değerlendiriliyor.
Baba Ethem Büyükışık’ın Hukuki Mücadelesi Devam Ediyor
Dorukhan Büyükışık’ın babası Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, oğlunun katillerinin ortaya çıkarılması için verdiği mücadeleyi sürdürüyor. Büyükışık, savcılığa ve adli makamlara güvenini kaybetmeden, sürecin tamamlanması için elinden geleni yapmaya devam ediyor. Tanyer İnşaat firması sahipleri ve çalışanlarının da davada yer alması gerektiğini savunan Baba Büyükışık, bu isimlerin soruşturmada başından itibaren aktif şekilde yer aldığını ifade ediyor. Savcılığın bazı kişiler hakkında takipsizlik kararı verdiğini ancak Baba Büyükışık’ın bu karara itiraz ettiğini belirtiyor. Ayrıca, soruşturmanın başındaki bazı savcılar ve sahte raporlar veren adli tıp uzmanları hakkında da hukuki süreç başlatılacağı bilgisini verdi.
Büyükışık, bu hukuki mücadelesinde, devletin farklı kademelerinde görev yapan sorumlulara karşı kararlı bir şekilde savaşını sürdürüyor ve oğlunun katillerinin adalet önünde hesap vereceği günün gelmesini bekliyor.






